Uzun soluklu bazı diziler var ki; ilk izlediğiniz dönemlerde toksik olduklarını fark etmeyip yıllar sonra yeniden dönüp baktığınızda “nasıl bir ilişki yaşıyorlar böyle” diye hayret içinde kaldığınıza eminiz. İşte bunlardan ilk aklımıza gelenler:
Ross ve Rachel (Friends)
Uzun soluklu bir “will-they-won’t-they” (iki kişi arasında romantik bir ilişkinin kurulup kurulmayacağı sorusunu bildiren ifade) ilişkisinin merkezinde yer alan bu çiftte, Ross’un zaman zaman kontrolcü, kıskanç ve manipülatif tavırları, Rachel’a karşı kullandığı “artılar ve eksiler” listesi gibi durumlar, bu ilişkiye romantizmden çok rahatsız edici bir hava veriyor.

Ted ve Robin (How I Met Your Mother)
Ted’in Robin’e olan saplantısı, onunla uyum sağlayamadığı halde vazgeçmeyişi, dizi finalinde Robin’e geri dönerek bir tür obsesif aşk hikâyesi yazması, aslında ekranda “tutkulu romantizm” olarak sunulsa da, gerçekte rahatsız edici bir takıntıya işaret ediyor.

Hannah ve Adam (Girls)
Hannah ve Adam ilişkisi, birçok izleyici tarafından gerçeklikten uzak, sıkıntılı ve rahatsız edici bulunuyor. Bir Reddit kullanıcısının dediği gibi: “Bence bu ilişki baştan sona izleyiciyi rahatsız etmek için tasarlanmıştı.” Dizi boyunca inişli çıkışlı, karmaşık, çoğu zaman iletişimsiz ve sağlıksız bir portre çizen bu ilişki toksik kelimesinin tam karşılığı olabilecek seviyede!

Leonard ve Penny (The Big Bang Theory)
Leonard’ın Penny’e olan bağlılığı ve onun onayını kazanma çabası, ilişkide ciddi bir güç dengesizliğini ortaya koyuyor. Zaman içinde Leonard’ın daha zeki olduğunu hissettirme gayretindeki manipülatif davranışları da bu ilişkiyi toksik olarak nitelendirmemize adeta bir kanıt oluyor.

Ancak biz bu içeriği kötü ilişki dinamikleriyle sonlandırmak istemiyoruz. Gerçek bir green flag olan ilişkiyi hatırlayalım: Modern Family dizisinden Phil ve Claire! Jay ve Gloria’nın da hakkını yememek gerekiyor. Aslında genel olarak baktığımızda dizinin muazzam ilişkiler yansıttığını söyleyebiliriz.






