Terapiye başlamak, kişinin kendisi için atabileceği en cesur ve anlamlı adımlardan biridir. Bu sürece girerken yalnızca yaşadığınız ruhsal zorluklara uygun bir terapi yöntemi seçmek değil, aynı zamanda kendinizi güvende ve rahat hissettiğiniz bir terapist bulmak da büyük önem taşır.
Her insan farklıdır; dolayısıyla herkes için “tek doğru terapist” diye bir şey yoktur. Araştırmalar, terapi sürecinin başarısında en belirleyici faktörlerden birinin terapist ile danışan arasındaki ilişki olduğunu gösteriyor. Arada sağlıklı bir bağ kurulmadığında, en doğru teknikler bile etkisini kaybedebilir.
Peki bir terapistin sizin için uygun olmadığını nasıl anlarsınız? İşte dikkat etmeniz gereken bazı önemli işaretler.
1. Terapistinizle Temel Bir Güven ve Uyum Hissi Kuramıyorsanız
Terapistinizle arkadaş olmak zorunda değilsiniz. Ancak onunla konuşurken rahat hissetmeniz, yargılanmadan dinlendiğinizi bilmeniz gerekir. Seanslar ilerledikçe hala kendinizi kapalı, gergin ya da mesafeli hissediyorsanız bu bir uyumsuzluk işareti olabilir. Terapistinizin kişiliğine saygı duymuyor ya da ona güvenmekte zorlanıyorsanız, terapi sürecinin derinleşmesi oldukça güçleşir.
2. Etik Sınırların İhlal Edildiğini Hissediyorsanız
Terapi güvene dayalı bir ilişkidir ve bu güven etik kurallarla korunur. Gizliliğin ihlal edilmesi, uygunsuz fiziksel ya da duygusal yakınlık, sınırları aşan talepler gibi durumlar asla kabul edilemez. Böyle bir durumda terapiyi sürdürmek zorunda değilsiniz. Etik dışı davranışlar, ruh sağlığı açısından ciddi zararlar doğurabilir ve bu noktada seansı sonlandırmak sağlıklı bir karardır.
3. Kültürel veya Kişisel Kimliğiniz Göz Ardı Ediliyorsa
Terapistiniz sizinle aynı geçmişten gelmek zorunda değil; ancak sizin kimliğinize saygı duyması gerekir. İnançlarınızı, yaşam tarzınızı, cinsiyetinizi ya da yöneliminizi küçümseyen, yok sayan ya da değiştirmeye çalışan bir yaklaşım, sağlıklı bir terapi ortamı yaratmaz. Aynı şekilde, sizin için önemli olan kültürel konulardan sürekli kaçınılması da kendinizi görünmez hissetmenize neden olabilir.
4. Terapi Süreci ve Hedefler Belirsizse
Terapi bir anda mucize yaratmaz; bu doğaldır. Ancak terapistiniz, sürecin nereye doğru ilerlediğini, hangi konular üzerinde çalışıldığını ve nasıl bir yol izlendiğini sizinle paylaşabilmelidir. Hiçbir hedef konuşulmuyor, ilerleme hiç değerlendirilmiyor ve seanslar sürekli aynı yerde dönüp duruyorsa, bu durum sizin için uygun bir çalışma biçimi olmayabilir.
5. Kendinizi Sürekli Yargılanmış veya Utandırılmış Hissediyorsanız
Bir terapist gerektiğinde zorlayıcı sorular sorabilir, farkındalık yaratacak geri bildirimler verebilir. Ancak bu, utandırmak ya da suçlamak anlamına gelmez. Eleştiriler şefkatle ve anlayışla yapılmalıdır. Terapistinizin size tepeden baktığını, sert veya küçümseyici davrandığını hissediyorsanız, bu ilişki size iyi gelmiyor olabilir.
Bir terapistin size uygun olmadığını fark etmek, terapiye olan inancınızın köreldiğinin değil; kendinize olan saygınızın göstergesidir. Pek çok insan doğru kişiyi bulmadan önce birden fazla terapistle görüşür. Hatta zamanla ihtiyaçlarınız değiştiğinde, terapist değiştirmeniz de son derece normaldir.
Terapiyi sonlandırmak istiyorsanız uzun açıklamalar yapmak zorunda değilsiniz. “Bu sürecin benim için yeterince uyumlu olmadığını hissediyorum” demek çoğu zaman yeterlidir. Unutmayın, terapistler de bu tür ayrılıkların mesleklerinin bir parçası olduğunu bilirler.





