Dior Haute Couture İlkbahar/Yaz 2026

Paris’in kalbinde, Dior için ilk haute couture koleksiyonunu sunan Jonathan Anderson, yalnızca yeni bir sayfa açmakla kalmadı; couture’ün ne olabileceğine dair yerleşik fikirleri de sorguladı. Anderson’ın vizyonu, geçmişi birebir yeniden üretmekten çok, onu bugünün merakıyla yeniden düzenlemek üzerine kurulu. “Flower woman” fikri bu koleksiyonda nostaljik bir sembol olmaktan çıkıp, doğa ile yapay olan arasındaki gerilimi araştıran bir anlatıya dönüştü.

Koleksiyonun gücü, teknik ustalıkla entelektüel cesaretin birleştiği noktada yatıyor. Hacimli, heykelsi silüetler; mikro kumaş yapraklarla işlenmiş paltolar; kelebek kanadını andıran detaylar ve tarihi objelerle kurulan beklenmedik ilişkiler, Dior atölyelerini bambaşka bir yaratıcı alana taşıyor. Anderson, couture’ü bir statü göstergesi değil, bir “fikir laboratuvarı” olarak ele alarak hem Raf Simons’ın entelektüel mirasına hem de John Galliano’nun dramatik ruhuna saygı duruşunda bulunuyor.

Paylaşım: