Kate Winslet’ın yönettiği Goodbye June, yılbaşı arifesinde bir ailenin dağılmış dengelerini yeniden masaya yatıran dokunaklı bir dram olarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Anne June’un sağlık durumundaki ani bozulma, dört yetişkin kardeşi ve yıllardır kendi duvarlarının arkasına saklanan babayı beklenmedik bir kaosa sürüklüyor. Film, aile içi çatışmaların kaçınılmazlığını, eski yaraların tekrar su yüzüne çıkışını ve zor zamanlarda bile mizahın hayat kurtaran bir nefes olduğunu içten bir dille anlatıyor.

Hikayenin kalbinde, kendi vedasını kendi kurallarıyla yazmak isteyen June var. Keskin zekası, sivri dili ve koşulsuz sevgisiyle, hastalığının getirdiği gölgeleri hem çocuklarına hem izleyiciye farklı bir ışıkla gösteriyor. Winslet’ın duygu geçişlerini çok iyi okuyan yeteneği ve filmin sıcak ama gerçekçi tonu, Goodbye June’u kayıp, aile bağı ve kabul üzerine evrensel bir anlatıya dönüştürüyor. Bu yılın en güçlü duygusal filmlerinden biri olmaya aday. 24 Aralık’ta Netflix’te!









