Simon Porte Jacquemus, Fall Winter 2026–27 koleksiyonu “Le Palmier” ile modayı bir kez daha ciddiyetten kurtarıp keyfin alanına taşıyor. Picasso Müzesi’nin görkemli salonlarını 80’lerin en seçkin Paris ev partilerine dönüştüren defile, dönemin abartılı stil kodlarını bilinçli bir teatral dille yeniden yorumluyor.
Koleksiyonun kalbinde hacim ve yapı var. Güçlü omuzlar, heykelsi paltolar, iç iskeletlerle desteklenen elbiseler ve dramatik fırfırlarla açılan etekler, 80’lerin power dressing ruhunu bugünün teknik becerileriyle buluşturuyor. Kadın koleksiyonunda silüet zaman zaman sertleşirken, erkek giyimi markanın en dengeli ve güçlü tarafı olarak öne çıkıyor; canlı renkli yünler, yeniden kurgulanmış smokin detayları ve kusursuz işçilik. Tüm bu görsel yoğunluğun altında ise Jacquemus’un asıl gücü yatıyor: kendini bir moda tasarımcısından çok, bir yaşam tarzı kurucusu olarak konumlandırması. Her parça eşit derecede kusursuz olmasa da, Le Palmier modanın tekrar gülümsemesini sağlayan bir an olarak hafızada kalıyor.


















































































