Neden Herkes 2016 Yılını Konuşuyor?

Son dönemde sosyal medyada garip ama güçlü bir ortaklık var: 2016. TikTok videolarında, nostalji kolajlarında, “her şey daha iyiydi” cümlelerinin sonunda mutlaka bu yıl geçiyor. İlginç olan şu ki, Z kuşağının büyük bir kısmı 2016’yı ya hiç yaşamadı ya da hatırlayacak yaşta değildi. Buna rağmen 2016, kolektif bir özlem nesnesine dönüşmüş durumda. Peki neden?

Cevap, 2016’nın kendisinden çok bugünün yarattığı ruh halinde saklı.

2016 Sadece Bir Yıl Değil, Bir Ruh Hali

Z kuşağı için 2016, tarihsel bir gerçeklikten çok bir his. Algoritmaların bu kadar baskın olmadığı, sosyal medyanın henüz tam anlamıyla performans alanına dönüşmediği bir dönem olarak hatırlanıyor. Daha az filtre, daha az kıyaslama, daha çok deneme yanılma… Bugünün sürekli ölçülen, değerlendirilen ve optimize edilmesi gereken sosyak medya dünyasında ise bu hisler oldukça cazip geliyor.

Bu yüzden 2016, “daha mutlu bir dönem” olmaktan çok daha sakin ve özgür bir dönem olarak romantize ediliyor.

2016 denince akla gelen imgeler oldukça net: Vine videoları, Tumblr estetiği, erken dönem Instagram paylaşımları, daha filtresiz müzik ve moda anlayışı. Bugün bu içerikler yeniden dolaşıma giriyor ve Z kuşağı tarafından sahipleniliyor. Çünkü sosyal medya, yaşanmamış anıları bile kolektif bir hafızaya dönüştürme gücüne sahip. Z kuşağı bu dönemi birebir deneyimlemedi ama onu dijital olarak miras aldı.

Araştırmalar ve kültürel analizler gösteriyor ki özlenen şey 2016’nın olayları değil, o dönemin temsil ettiği duygular. Daha az belirsizlik, daha az kriz hissi, daha az “yetişmem gerekiyor” baskısı… Pandemi sonrası dünya, ekonomik kaygılar ve sürekli tetikte olma hali, geçmişi daha güvenli gösteriyor. 2016 bu yüzden idealize ediliyor; çünkü bugüne kıyasla daha az yük taşıyor

Peki 2016’yı Romantize Etmek Bir Kaçış mı?

Büyük ölçüde evet. Psikolojiye göre belirsizlik dönemlerinde insanlar geçmişi idealize etmeye daha yatkın oluyor. Bu bir inkar değil; bir savunma mekanizması. Z kuşağının 2016’ya dönüp bakması, geleceğin net olmadığı bir dünyada tanıdık bir denge hissi aramasının sonucu. Yani bu nostalji, ilerlemekten vazgeçmek değil; biraz nefes almak istemek.. 2016’yı dolu dolu yaşayan yetişkinler içinse keyifli bir nostalji durağı oluyor 2016.

Paylaşım: