Gündemimiz belli: The Devil Wears Prada 2! Yayınlanan ilk teaser, The Devil Wears Prada evrenine yıllar sonra dönmenin heyecanını taşısa da, fragmandaki defile klişeleri meraklı izleyicide karışık duygular yarattı. Modanın ikonikliğini anlatmak isterken fazlasıyla tahmin edilebilir imgeler kullanılması, uzun süredir moda filmleri üzerine çalışan birçok eleştirmen gibi bizde de “umuyoruz ki filmin tamamı böyle değildir” hissi uyandırıyor. Yine de teaser’ın amacı bir ton vermek olduğuna göre, yeni filmin daha abartılı, hatta karakterlerin karikatürize olabileceği bir yola sapacağı yönünde güçlü bir izlenim oluşuyor.

Orijinal Kadro Geri Dönüyor
Teaser’ın en güçlü yanı ise şüphesiz kadro. Aradan geçen neredeyse 20 yılın ardından Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci, Miranda–Andy–Emily–Nigel dörtlüsü olarak yeniden New York sokaklarına ve Runway’in keskin ışıklarına dönüyor. Yönetmen David Frankel ve senarist Aline Brosh McKenna da yeniden projede yer alıyor. Kadroya eklenen isimler ise filmi daha da merak uyandırıcı hale getiriyor: Kenneth Branagh, Simone Ashley, Justin Theroux, Lucy Liu, Patrick Brammall, Pauline Chalamet, Conrad Ricamora gibi güçlü oyuncular yeni dinamikler yaratacak gibi görünüyor.
Moda Dünyasına Yeni Bir Bakış Geliyor mu?
Film 1 Mayıs 2026’da vizyona girecek ve moda dünyasının bugünkü haline nasıl yaklaşacağı en büyük merak konusu. İlk film, 2000’lerin modasını “zarif ve erişilmez” bir estetikle anlatmıştı. Devam filminde ise günümüzün daha hızlı, daha sosyal medyaya entegre ve zaman zaman aşırılığa kaçan moda kültürüne dair bir yorum görme ihtimali güçlü. Teaser her ne kadar beklentileri temkinli bir noktaya çekmiş olsa da, Runway kapılarının yeniden açılması bile kültürel açıdan büyük bir olay. Sonuç olarak, moda sinemasının en ikonik hikâyelerinden birine yeniden tanık olmaya hazırlanıyoruz. Beklentiler düşük olsa bile, merakımız yüksek!





