Müze Bir Anda Sahneye Dönüşürse: Bu Hafta Sonu Emirgan’da Ne Oluyor?

Sakıp Sabancı Müzesi’nin Müzede Sahne programı 27–30 Ağustos’ta 10. kez düzenleniyor. Bu yıl mesele yalnız oyun izlemek değil; müzenin bahçesinden fuayesine kadar her yeri performansın parçası haline getirmek.

Bir müzeye girdiğinizde refleks belli: Ses biraz düşer, adımlar yavaşlar, eserle aranıza görünmez bir mesafe koyarsınız. Müzede Sahne’nin sevdiğimiz tarafı tam da bu düzeni bozması. Çünkü Sakıp Sabancı Müzesi bu hafta sonu yalnızca bakılan bir yer değil; içinde hareket edilen, dinlenen, karşılaşılan ve zaman zaman oyuna dahil olunan bir alana dönüşüyor.

Program 27–30 Ağustos arasında, Sabancı Vakfı’nın katkısıyla 10. kez düzenleniyor. Bu yılın başlığı “Oyunlarla Dönüşüm”. Tema da müzenin halen devam eden Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisiyle konuşuyor: seyircinin katılımcıya, alanın sahneye, mektubun direnişe ve sesin başka bir şeye dönüşebildiği anları merkeze alıyor.

Müze neden sahne için iyi bir yer?

Çünkü tiyatro salonunda neyin “sahne”, neyin “seyirci alanı” olduğu çok nettir. Müzede bu sınır otomatik olarak bulanıklaşıyor. Bir koridor, bahçe, merdiven ya da fuaye performansın parçasına dönüşebiliyor. İzlediğiniz şeyle mekânı ayrı ayrı düşünmek zorlaşıyor; ikisi birbirine karışıyor.

Bu da özellikle performans sanatında iyi çalışan bir şey. Oyun yalnız önünüzde olmuyor; bazen yanınızdan geçiyor, bazen sizi yer değiştirmenize zorluyor, bazen de “burada seyirci olarak ne yapmam gerekiyor?” sorusunu bilerek açık bırakıyor.

Cumartesi programında ne var?

29 Ağustos Cumartesi günü programda “Fuayede Karşılaşmalar 3” ve “Yakın Zamanın Kaybı” yer alıyor. “Fuayede Karşılaşmalar” serisi zaten başlığıyla bile programın niyetini anlatıyor: esas mesele yalnız sahneye oturup bakmak değil, müzenin geçiş alanlarını da karşılaşmanın parçası yapmak.

“Yakın Zamanın Kaybı” ise 29 ve 30 Ağustos’ta programda. Bu yüzden hafta sonunun iki gününden birini seçmek isteyenler için cumartesi de pazar da aynı başlığın izini sürmek mümkün.

Bu yıl 10. kez yapılıyor; ama nostaljiye yaslanmıyor

Bir etkinliğin 10. yılı kolayca “en iyiler” kolajına dönebilir. Müzede Sahne bunun yerine yeni bir tema kuruyor ve dönüşüm fikrine odaklanıyor. Ayşe Draz’ın sanat yönetmenliğindeki program; tiyatro, dans, performans ve katılımcı deneyimleri aynı çatı altında buluşturuyor.

Programda Onur Ünsal’ın sahnelediği Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ile Begüm Erciyas’ın uluslararası festivallerde de gösterilen Letters from Attica / Attika’dan Mektuplar performansı gibi farklı işler yer alıyor. Yani çizgi tek tür değil; klasik “oyun izlemeye gidiyoruz” akşamından daha geniş bir şey kuruluyor.

Yoko Ono sergisiyle aynı güne denk getirmek iyi fikir

Müzede Sahne’nin bu yılki teması, 27 Aralık’a kadar devam eden Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisine de göz kırpıyor. Ziyareti biraz erken saate çekip önce sergiyi görmek, sonra performansa geçmek günün ritmini daha anlamlı hale getirebilir. Çünkü iki program da katılım, ses, eylem ve izleyicinin pasif kalmaması fikrine farklı yerlerden yaklaşıyor.

Bir başka avantaj da Emirgan. Yazın son hafta sonunda müze çıkışını doğrudan eve bağlamak zorunda değilsiniz; Boğaz tarafında biraz oyalanmak programın doğal uzantısı gibi çalışıyor.

Kime göre?

“Tiyatro severim ama klasik salon düzeninden biraz sıkıldım” diyenlere göre. Performans sanatına meraklı olup nereden başlayacağını bilemeyenlere göre. Bir de hafta sonu planında yalnız yemek-kahve döngüsünden çıkmak isteyenlere göre.

Üstelik bütün programı tüketmek gerekmiyor. Tek bir işi seçip gitmek de yeterli. İyi kültür planının bir checklist’e dönüşmesi şart değil.

Kısacası

Bu hafta sonu İstanbul’da “bir şey yapalım ama yine aynı şeyi yapmayalım” diyorsanız Müzede Sahne iyi bir cevap. Müze, tiyatro ve performans arasındaki sınırlar biraz dağılıyor; Sakıp Sabancı Müzesi birkaç günlüğüne yalnız eserlerin bulunduğu bir mekân değil, canlı bir sahneye dönüşüyor.

Program 30 Ağustos Pazar akşamına kadar devam ediyor. Güncel saat ve bilet durumunu gitmeden önce müzenin resmi programından kontrol etmekte fayda var.

Paylaşım: