Güzellik Sektörü Nereye Doğru Gidiyor?

Gün geçmiyor ki güzellik sektörü şaşırtıcı yepyeni adımlarla gündemi meşgul etmesin. Konu spekülatif ürünler olunca elbette Kardashian ailesinden bahsetmemek de mümkün değil. Kim Kardashian, markası SKIMS’e temmuz ayı sonunda yepyeni bir ürün eklediğini duyurdu: Yüz korsesi.

Özellikle TikTok’taki bakım rutini videolarında yüzlerini bantlarla çevreleyip uyuyan, dudaklarını tamamen bantlayarak gece boyu uykuda dudak çevresi kırışıklıklarını önleyeceğini düşünen kitlenin günden güne büyümesi tüyler ürpertici görünüyor.

Kadın bedeni üzerinde yaratılan baskı, hiç akla gelmeyecek “yenilikçi” icatlarla yepyeni bir boyut kazanıyor. Fotoğraflara bakarken dahi nefes darlığı yaşatan bu ürünle uyuduğunuzu hayal edebiliyor musunuz? Ürünün piyasaya sürüldüğü gibi stoklarının tükenmesi aslında içinde bulunduğumuz mevcut durumun özeti niteliğinde.

Yaz başında tüm dünyayı şaşırtan bir başka haberi hatırlayalım: Amerikalı oyuncu Sydney Sweeney’nin banyo suyundan elde edilen sabun piyasaya sürülmüştü. Başarılı oyuncu 2022 yılında verdiği bir röportajda “Euphoria’daki çalışmalarımla çok gurur duyuyorum ve harika bir performans olduğunu düşünüyorum. Ama dizide çıplak olduğum için kimse bundan bahsetmiyor. The White Lotus dizisinde oynuyorum ve aniden eleştirmenler bana kulak vermeye başlıyor, insanlar beni seviyor. ‘Aman Tanrım, bundan sonra ne yapacak’ şeklinde yeteneğimi merak ediyorlar. Ben de ‘Bunu Euphoria’da ya da The Handmaid’s Tale’de görmedin mi?‘ diyorum.” açıklamasıyla aslında bir cazibe unsuru olarak görünmek istemediğini, yeteneğiyle dikkat çekmek istediğini samimi ve haklı bir şekilde dile getirmişti.

Sweeney, 2025 yılında kendi banyo suyunu sabun haline getirdiği bir marka iş birliğiyle ön plana çıkınca pek çok hayranı bu durumu eleştirdi ve genç oyuncu kadın bedeninin değerini hiçe saydığına dair tepki topladı.

Yüz korseleri, kişisel banyo sularından üretilen sabunlar, yüz germe bantları, göbek deliği kapatan bantlar… Sonu gelmeyen güzellik ve gençlik baskısıyla sosyal medyada ihtiyacımız varmış gibi dayatılan, kadını özgüvensizleştirmeye zorlayan ürünlerin bir sonraki durağı bakalım hangi “problem” olacak.

Paylaşım: