İstanbul’da yaz, yalnızca Boğaz kıyısında uzayan akşamlar ya da açık havada kurulan sofralarla başlamıyor. Şehrin gerçek yaz ritmi, Harbiye’de yükselen ilk bas notasıyla, Kadıköy sokaklarına yayılan melodilerle ve bir vapurun güvertesinde rüzgâra karışan trompet sesiyle kendini belli ediyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 33. yılında müziği yeniden şehrin gündelik hayatına taşıyor. 30 Haziran-13 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek festival, yaklaşık 30 konser ve 200’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyla İstanbul’un farklı köşelerini büyük bir sahneye dönüştürmeye hazırlanıyor.
Bu yılın programında klasik cazın usta isimlerinden soul müziğin yeni kuşağına, geleneksel ezgilerden elektronik dokunuşlara uzanan oldukça geniş bir müzikal harita var. Festivalin daveti ise son derece yalın: “Cazda Buluşalım.”
Festivalin Açılışını Marcus Miller Yapıyor
- İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda Marcus Miller ile başlayacak.
Cazın yaşayan efsanelerinden Miller, Miles Davis’in doğumunun 100. yılına özel hazırlanan “WE WANT MILES! The Reunion Tour 2026” projesiyle sahnede olacak. Konserde Bill Evans, Mike Stern, Mino Cinelu ve Russell Gunn gibi önemli müzisyenler de Miller’a eşlik edecek.
Miles Davis’in müzikal mirasını nostaljik bir anma gecesine dönüştürmek yerine yeniden yorumlayan proje, festivalin en güçlü buluşmalarından biri olmaya aday. Harbiye’nin açık hava atmosferi, Marcus Miller’ın bas gitarından yükselen ilk notalarla yaz gecesinin nabzını biraz hızlandıracak.
Tarih: 30 Haziran 2026
Saat: 21.30
Mekân: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

Soul Müziğin Yeni Romantikleri: Thee Sacred Souls
Festivalin ikinci akşamında sahne, son yılların en dikkat çekici soul topluluklarından Thee Sacred Souls’a bırakılıyor.
“Can I Call You Rose?” ve “Will I See You Again?” gibi parçalarıyla modern soul sahnesinin sevilen gruplarından biri hâline gelen ekip, 1 Temmuz’da Türkiye’deki ilk konserini verecek. Grubun zamansız vokalleri, sıcak analog kayıt hissi ve 1960’ların soul estetiğini günümüze taşıyan sound’u, Harbiye’yi birkaç saatliğine eski bir plak dükkânının rüya sekansına çevirebilir.
Gecenin açılışında ise Los Angeles çıkışlı üçlü LA LOM yer alacak. Latin ritimleri, surf gitarları ve sinematik melodileri bir araya getiren grup, Thee Sacred Souls öncesinde akşamın sıcaklığını yavaş yavaş yükseltecek.
Tarih: 1 Temmuz 2026
Mekân: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

Robert Plant Bu Kez Başka Bir Hikâyeyle Geliyor
Festivalin en çok merak edilen gecelerinden biri, 2 Temmuz’da gerçekleşecek.
Led Zeppelin’in efsanevi solisti Robert Plant, bu kez geçmişinin dev gölgesine yaslanmadan, Saving Grace ve Suzi Dian ile birlikte sahneye çıkacak. Folk, blues, Americana ve geleneksel İngiliz müziğinden beslenen proje, Plant’in müzikal merakının hâlâ ne kadar canlı olduğunu gösteriyor.
Bu konser, Led Zeppelin klasiklerinden oluşan yüksek sesli bir nostalji gecesinden çok daha fazlasını vadediyor. Akustik enstrümanların, çok sesli vokallerin ve köklü melodilerin öne çıktığı performans, Robert Plant’in müziğe hâlâ keşfedilecek uçsuz bucaksız bir arazi gibi yaklaştığını hatırlatacak.
Tarih: 2 Temmuz 2026
Mekân: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

Arooj Aftab ile Gecenin Karanlık ve Şiirsel Tarafı
Grammy ödüllü Arooj Aftab, festival programının en özgün seslerinden biri.
Pakistanlı sanatçı; cazı, minimalizmi, klasik Güney Asya müziğini ve Sufi şiirlerini ağır ağır birbirine örüyor. Müziğinde büyük patlamalardan çok sessizlikler, ince geçişler ve gece yarısından sonra hatırlanan duygular var.
Aftab’ın sahnesi, yalnızca dinlenen değil, içinde bir süre kalınan konserlerden biri olmaya aday. Festival kalabalığının ortasında yavaşlamak ve müziğin daha meditatif tarafına yaklaşmak isteyenlerin programlarında mutlaka yer açması gereken bir buluşma.

Joe Lovano ve Antonio Faraò Trio’dan Ustalık Dersi
Cazın daha klasik, doğaçlamaya açık ve enstrümantal tarafını takip edenler için festivalin dikkat çeken duraklarından biri Joe Lovano olacak.
Çağdaş cazın en önemli saksofoncularından biri olarak kabul edilen Lovano, Antonio Faraò Trio ile birlikte sahne alacak. Ira Coleman ve Johnathan Blake’in de yer aldığı kadro, teknik virtüözlüğü yalnızca bir gösteriye dönüştürmeden, sahnede gerçek bir müzikal diyaloğun peşine düşecek.
Bu konser, bir melodinin birkaç dakika içinde nasıl parçalanıp yeniden kurulabildiğini izlemek isteyenler için festivalin en saf caz deneyimlerinden birini sunabilir.

Brezilya’dan Yükselen Yeni Ses: Mari Froes
Brezilya müziğinin genç ve özgün temsilcilerinden Mari Froes, bossa nova, MPB, samba ve alternatif pop arasında kendine ait sakin bir alan yaratıyor.
Froes’in müziği ilk anda hafif ve zahmetsiz duyulsa da her parçasında ince ritimler, kırılgan vokaller ve beklenmedik armoniler saklı. Güneşin yavaşça çekildiği bir İstanbul akşamına eşlik edebilecek bu konser, festivalin en ferah buluşmalarından biri olabilir.
Brezilya müziğini yalnızca klasik bossa nova kayıtlarından tanıyanlar için Mari Froes, yeni kuşağın bu mirası nasıl dönüştürdüğünü keşfetme fırsatı sunuyor.

Veronica Swift ile Cazın Kuralları Yeniden Yazılıyor
Veronica Swift, caz vokalini sabit bir döneme ya da tek bir stile hapsetmeyen sanatçılardan.
Swing’den rock’a, klasik müzikten teatral vokal düzenlemelerine kadar genişleyen repertuvarı, onu çağdaş caz sahnesinin en öngörülemez isimlerinden biri hâline getiriyor. Swift’in konserinde bir standardın ardından dramatik bir rock yorumuna geçmek ya da teknik bir vokal performansının içinde kabare ruhuna rastlamak mümkün.
Kısacası bu sahnede caz, müzede sessizce sergilenen bir tür değil; sürekli şekil değiştiren, parlak ve hafifçe baş döndürücü bir organizma.

Senem Diyici’ye Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü, uzun yıllardır çalışmalarını Fransa’da sürdüren Senem Diyici’ye sunulacak.
Türkçe sözleri, Anadolu ezgilerini ve geleneksel ritimleri cazın doğaçlamacı yapısıyla buluşturan Diyici, Türkiye caz tarihinin uluslararası alandaki en özgün temsilcilerinden biri. Sanatçının festival kapsamında Okay Temiz ile gerçekleştireceği buluşma, farklı dönemlerden iki güçlü müzikal hafızayı aynı sahnede bir araya getirecek.
Bu konser yalnızca geçmişe saygı duruşu niteliğinde değil. Geleneksel müziğin çağdaş yorumlarla nasıl yaşayan bir dile dönüşebildiğini yeniden gösterecek.

Ayhan Sicimoğlu ile Ritmi Yüksek Bir Yaz Akşamı
Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars ya da festival programındaki adıyla Harikalar Bandosu, İstanbul seyircisinin enerjisini yakından tanıdığı ekiplerden.
Latin caz, salsa ve dünya müziğinin canlı ritimleriyle şekillenen konser, koltukta sakin biçimde oturma planlarını kısa sürede bozabilir. Perküsyonların öne çıktığı, seyirciyle sahne arasındaki mesafenin giderek eridiği bu performans, festivalin en hareketli gecelerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Cazın biraz daha dans eden, güneşli ve dışa dönük hâlini sevenler için doğru adres belli.

Gece Gezmesi ile Kadıköy’de Müziğin Peşine Düşün
İstanbul Caz Festivali’nin artık klasikleşen etkinliklerinden Gece Gezmesi, bu yıl da Kadıköy’ü çok duraklı bir müzik rotasına dönüştürecek.
Moda Sahnesi ve Komünite’de gerçekleşecek etkinlikte L’Eclair, TurkodiRoma, Jazzbois, 3pillie ve Lhodos Project gibi farklı türlerden gruplar peş peşe sahne alacak. Seyirciler tek bir konser salonuna yerleşmek yerine, Kadıköy sokaklarında bir sahneden diğerine ilerleyecek.
Psikedelik groove’lardan elektronik caza, Roman müziğinden deneysel seslere uzanan programıyla Gece Gezmesi, festivalin en genç, hareketli ve sürprizli gecelerinden biri. Burada program yapmak kadar akışa teslim olmak da önemli.

Caz Vapuru ile Boğaz’ın Ortasında Konser
İstanbul’da bazı konserlerin en güzel sahnesi dört duvar arasında değil, iki kıtanın tam ortasında kuruluyor.
Festivalin sevilen etkinliklerinden Caz Vapuru, bu yıl da Şehir Hatları vapurunu hareketli bir konser alanına dönüştürecek. Kamucan Yalçın and Friends ile New Orleans’ın brass band geleneğini İstanbul’a taşıyan Brassist, yolculuk boyunca festival izleyicilerine eşlik edecek.
Martıların, vapur düdüklerinin ve üflemeli çalgıların aynı ses manzarasında buluştuğu bu etkinlikte İstanbul, yalnızca konserin fonu değil, doğrudan orkestranın üyelerinden biri oluyor.
Parklarda Caz ile Müziğe Ücretsiz Bir Mola
Festivalin şehirle en samimi bağ kurduğu etkinliklerden Parklarda Caz, bu yıl Ataşehir ve Kadıköy’de düzenlenecek ücretsiz konserlerle devam ediyor.
Çimlere yayılan örtüler, termoslarda taşınan soğuk içecekler ve sahneye merakla yaklaşan çocuklarla bu konserler, klasik festival düzeninin resmiyetini ortadan kaldırıyor. Programda Portekizli Kumpania Algazarra’nın yanı sıra Genç Caz+ kapsamında seçilen yeni topluluklar da sahne alacak.
Dandefuse, Efe Erdem Quintet, Füniküler, One Two Trio, Teselli ve Time Circle; festival kapsamında seyirciyle buluşacak genç ekipler arasında yer alıyor. Parklarda Caz böylece yalnızca açık hava konserleri sunmakla kalmıyor, geleceğin caz sahnesine de alan açıyor.
İstanbul’un Farklı Köşeleri Festival Sahnesine Dönüşüyor
- İstanbul Caz Festivali yalnızca Harbiye ile sınırlı değil.
Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu, Salon İKSV, İstanbul İtalya Başkonsolosluğu Bahçesi, The Marmara Esma Sultan Yalısı, Gün Bahçesi, Sultan Park, Moda Sahnesi, Komünite, İKSV Alt Kat ve Şehir Hatları Vapuru festivalin bu yılki durakları arasında.
Her mekân, programdaki müziğe farklı bir atmosfer ekliyor. Bir gece Boğaz kıyısındaki tarihi bir yapıda caz dinlerken, ertesi gün kendinizi Kadıköy’de küçük bir sahnenin önünde ya da bir parkın çimlerinde bulabilirsiniz. Festivalin esas büyüsü de burada saklı: Müziği tek bir alana kapatmak yerine bütün şehre dağıtmak.
33. İstanbul Caz Festivali Biletleri
Festival biletleri Passo internet sitesi, Passo mobil uygulaması ve Passo satış noktaları üzerinden satın alınabiliyor.
Öğrenciler için belirli etkinliklerde sınırlı sayıda 50 TL’lik Eczacıbaşı Genç Bilet seçeneği bulunuyor. Garanti BBVA kredi kartlarıyla yapılan alımlarda ise festival biletlerinde yüzde 10 indirim uygulanıyor.
Yoğun ilgi görmesi beklenen Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant konserleri için planları son dakikaya bırakmamakta fayda var.
Takvime Not
Etkinlik: 33. İstanbul Caz Festivali
Tarih: 30 Haziran-13 Temmuz 2026
Mekân: İstanbul’un farklı konser salonları, açık hava sahneleri ve parkları
Öne çıkan isimler: Marcus Miller, Robert Plant, Thee Sacred Souls, Arooj Aftab, Joe Lovano, Mari Froes, Veronica Swift, Senem Diyici, Okay Temiz, Ayhan Sicimoğlu ve Selen Beytekin
Bilet: Passo
Bu yaz İstanbul’da caz yalnızca sahnelerde çalmayacak. Vapur güvertelerine, park çimlerine, eski bahçelere ve gece yarısı Kadıköy sokaklarına sızacak. Geriye yalnızca hangi ritmin peşinden gideceğinize karar vermek kalıyor.





