Babetle Loafer Arasında Yeni Bir Şey Var: Sonbaharın Ayakkabısı Ayağı Biraz Daha Kapatıyor

Babetle Loafer Arasında Yeni Bir Şey Var: Sonbaharın Ayakkabısı Ayağı Biraz Daha Kapatıyor

Babetin rahatlığını sevip loafer’ı fazla klasik bulanlara 2026 sonbaharından ara formül geldi: high-vamp ayakkabılar. Ayağın üstünü daha fazla örten bu siluet, etekle de geniş paça pantolonla da çalışıyor; üstelik İstanbul’un ‘sandalet bitti, bot erken’ havasına tam denk geliyor.

Babet bitmedi; yalnız biraz yukarı çıktı

High-vamp denilen ayakkabılarda saya, klasik babete göre ayağın üstünü daha fazla kapatıyor. Sonuç bazen loafer’a, bazen kapalı mule’a, bazen de eski okul dans ayakkabısına benziyor. Khaite, Toteme, Sportmax ve Versace gibi markaların sonbahar koleksiyonlarında bu formun görünmesiyle siluet iyice öne çıktı.

Trendin kullanışlı tarafı, son birkaç sezonun ince ve narin babet çizgisini tamamen terk etmeden daha sonbaharlık hale getirmesi. Çorapsız giyildiğinde hâlâ hafif; ince çorapla kullanıldığında ise ekim-kasım tarafına rahatça uzayabiliyor.

İstanbul’un geçiş havasına şaşırtıcı derecede uygun

Ekim başında en zor soru çoğu zaman “ayağıma ne giyeceğim?” oluyor. Sandalet artık mevsimsiz hissettiriyor, uzun bot için hava sıcak, sneaker ise her kombinde istediğimiz görüntüyü vermiyor. High-vamp düz ayakkabı tam bu aralığa yerleşiyor.

Ofise giderken kumaş pantolon ve ince trikoyla daha ciddi; hafta sonu jean ve deri ceketle daha rahat görünüyor. Ayağın üstünü kapattığı için mini veya diz altı etekle de görüntüyü dengeliyor. Yani tek bir estetiğe bağlı kalmadan dolabın farklı taraflarında çalışabiliyor.

Pantolonun paçası burada oyunun yarısı

Bu ayakkabının karakteri üst kısmındaki kapalı çizgi olduğu için, pantolon paçası tamamen üstüne yığıldığında detay kayboluyor. Bilekte biten düz pantolon, hafif kısa jean veya ayakkabının burnunu ve üst çizgisini açıkta bırakan geniş paça modeller daha iyi çalışıyor.

Etek tarafında ise diz altı çorapla retroya gidebilir, ten rengi ince çorapla daha sakin kalabilir. Çok feminen bir etek giydiğinde ayakkabının biraz maskülen formu kombini fazla tatlı olmaktan çıkarıyor; takım pantolonda ise tersine görüntüyü yumuşatıyor.

Alırken trendden çok ayağına bak

Ayağın üstünü daha fazla kapatan her model herkeste aynı rahatlığı vermiyor. Yüksek taraklı ayakta saya baskı yapabilir; dar burunla birleştiğinde gün sonunda rahatsızlık artabilir. Bu yüzden yalnız numaraya değil, üst kısmın ayağa oturuşuna ve yürürken kıvrıldığı yere bakmak önemli.

Yeni bir çift almadan önce dolabındaki eski loafer, Mary Jane veya kapalı babete de bak. High-vamp trendinin özü belirli bir logo değil, ayağın üstünde daha fazla yüzey bırakan siluet. Belki 2026’nın “yeni” ayakkabısı zaten ayakkabılığın arkasında seni bekliyordur.

Renk seçerken de ayakkabının formu zaten yeterince yeni olduğu için fazla numaraya gerek yok. Siyah, koyu kahve, bordo ve kırık beyaz modeller mevcut sonbahar dolabına daha kolay karışıyor. Özellikle kahverengi süet ya da parlak bordo deri, klasik siyah loafer kadar kurumsal görünmeden aynı “toparlanmış” hissi verebilir.

Bir başka iyi tarafı da çanta eşleştirmesinde eski kuralların gevşemesi. Ayakkabı kahverengiyse çantanın birebir aynı kahve olması gerekmiyor; bordo, lacivert hatta koyu yeşil gibi başka bir sonbahar tonu görüntüyü daha güncel yapabiliyor. Siluet zaten sakin olduğu için küçük renk farkları kombini bozmak yerine zenginleştiriyor.

Paylaşım:

VIBECLUB'a ücretsiz üye olun, bültenlerimize kolayca ulaşın!