Saat meraklılarının buluşması için artık İsviçre’ye gitmeye gerek yok. 10–11 Ekim’de QNB Terminal Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Watch Festival, mekanizma atölyelerinden kadın saatlerinin hikâyesine uzanıyor. Üstelik giriş ücretsiz; yalnız cuma günü dijital davetiyeni hazırlamayı unutma.
Saat koleksiyonu değil, saat merakı yeterli
Bu hafta sonu İstanbul’da alışıldık bir festivalin yerine biraz daha farklısı var. Türk Saat Kulübü’nün düzenlediği İstanbul Watch Festival, 10 ve 11 Ekim’de QNB Terminal Kadıköy Platform’da gerçekleşiyor. Otuzdan fazla marka, koleksiyonerler, saat ustaları ve tasarım meraklıları aynı alanda buluşacak. En iyi tarafı, etkinliğin yalnız pahalı saat sahiplerine göre tasarlanmamış olması.
Saatin arkasındaki küçük mekanizmayı hiç merak etmemiş olabilirsin. Yine de bir kadranın neden yıllarca aynı görünmediğini, vintage bir modelin niye bu kadar konuşulduğunu veya insanların bir saati neden nesilden nesle sakladığını dinlemek oldukça keyifli. Festivalin vaadi biraz da bu: vitrindeki üründen önce onun etrafındaki hikâyeyi görmek. Hele bir de kendi saatini takanların anlattığı küçük hikâyeler var: mezuniyet hediyesi, yıllardır çalışan bir aile yadigârı ya da ilk maaşla alınmış model. Bunların hiçbiri fiyat etiketine sığmıyor; iyi bir festival sohbetini de tam böyle ayrıntılar başlatıyor.
Cumartesi programında kadın saatlerinin hikâyesi var
10 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te “Kadın Saatlerinin Hikâyesi” söyleşisi düzenleniyor. Aynı gün Japon saatçiliği, otomatik mekanizmalar ve saat-stil ilişkisi üzerine atölyeler de var. Pazar günü ise koleksiyoner hikâyeleri, saat dünyasında dijital medyanın yeri ve eğlenceli bir saat bilgi yarışması programda.
Bu içeriklerin hepsine yetişmeye çalışmak yerine ilgini çeken bir konuşma seçmek daha iyi. Çünkü saat dünyası yalnız teknik bir hobi değil; moda, mücevher, endüstriyel tasarım ve kişisel hafıza arasında gidip geliyor. Özellikle saat takmayı bir aksesuar tercihi olarak görenler için kadın saatleri söyleşisi güzel bir giriş olabilir. Pazarın koleksiyoner söyleşisinde Somer Sivrioğlu da konuklar arasında. Saatle mutfağın ortak noktası sandığından fazla olabilir: ikisinde de teknik bilgi, sabır ve kişisel zevk bir araya geliyor. Sadece marka ismi ezberleyen değil, merak edip soru soran ziyaretçi için program daha eğlenceli.

En güzel kısmı, vitrine bakıp çıkmak zorunda olmamak
Festivalin atölye bölümünde mekanizmanın nasıl çalıştığını görmek, bir ustaya soru sormak veya aynı modelin farklı kasalarda neden bambaşka hissettirdiğini anlamak mümkün. Bazı atölyelerin kontenjanı 25–30 kişiyle sınırlı; programdaki özel davet gerektiren oturumlarla herkese açık olanları karıştırmamak gerekiyor.
Bir de saat seven arkadaşla gitmenin ayrı eğlencesi var. Biri eski modellerin peşinden koşarken diğeri renkli kadranlara, bir başkası küçücük parçaların nasıl bir araya geldiğine takılabilir. Gün sonunda “en pahalı hangisiydi?” sorusundan çok “hangisini unutamadın?” konuşması çıkabilir. Bir standın önünde beş dakika durup saat ustasının anlattıklarını dinlemek, on vitrine hızla bakmaktan daha akılda kalıcı olabilir. Saat kültürünün güzel yanı, çok küçük bir nesnenin etrafında kocaman bir sohbet açabilmesi. Arkadaş grubunda herkesin farklı bir ayrıntıya takılması neredeyse garanti.
Cuma yapılacak tek hazırlık: QR kodunu al
Etkinlik 10–11 Ekim’de 10.00–20.00 arasında açık olacak. Katılım ücretsiz ama girişte QR kodlu dijital davetiye ve kimlik isteniyor; davetiye festivalin resmî sitesinden oluşturulabiliyor. Bu nedenle 9 Ekim Cuma günü planı netleştirip davetiyeyi almak iyi fikir. Atölyelere katılmak istiyorsan ayrıca yer ayırtma koşullarını kontrol et.
Kadıköy’e geçip iki saat yeni bir dünyaya bakmak, sonra Moda tarafında kahve içmek de gayet iyi hafta sonu rotası. Üstelik kolunda saat olması bile gerekmiyor. Belki çıkışta ilk kez bir saatin yalnız saati göstermediğini fark edeceksin. Gitmeden önce hangi günün hangi konuşmasını istediğini seç; iki güne yayılan programı tek öğleden sonraya sıkıştırma. Festivalin resmî takviminde değişiklik olabileceği için özellikle sınırlı kontenjanlı atölyelerin saatlerini son kez kontrol etmek de iyi fikir.





