7 Ekim’de İstanbul’un konser takvimi aynı akşam iki farklı ruh hali sunuyor. Zorlu PSM’de Dhafer Youssef ud, caz ve elektronik dokuları “SHIRAZ” etrafında buluştururken; Babylon’da Yazmin Lacey R&B, caz ve pop arasında daha sıcak, yakın bir gece kuruyor. Hafta sonunu beklemeyenler için iyi bir çarşamba rotası.
Aynı akşam, iki farklı “iyi müzik” modu
7 Ekim Çarşamba, 36. Akbank Caz Festivali’nin İstanbul’da seçim yapmayı zorlaştırdığı akşamlardan biri. Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde 20.30’da Dhafer Youssef “SHIRAZ” ile sahnede; Babylon’da ise 21.00’de Yazmin Lacey var. İkisi de cazla temas ediyor ama gecenin hissi tamamen farklı.
Youssef tarafı ud, vokal, trompet, piyano ve elektronik dokularla daha sinematik ve içe dönük bir yolculuk. Lacey tarafında R&B, soul, pop ve caz daha küçük kulüp sıcaklığında buluşuyor. Yani soru “hangisi daha iyi?” değil; çarşamba akşamı ne hissetmek istediğin.
Dhafer Youssef: Otur, ışıklar kapansın, biraz başka yere git
Tunus’taki Sufi müzik geleneğinden gelen Dhafer Youssef, udu klasik çerçevesinden çıkarıp caz ve çağdaş ses tasarımıyla yan yana getiriyor. 2025 tarihli SHIRAZ albümü aşk, minnettarlık, ışık ve gölge etrafında kurulmuş; konser kadrosunda piyano, trompet, bas ve davul da var.
Bu rota daha “konser izleyeyim” akşamı. İş çıkışı hızlı yemek, sonra salona geçip telefonu biraz unutmak isteyenlere uygun. Zorlu PSM’nin resmi programına göre başlangıç 20.30; özellikle hafta içi trafik hesabını buna göre yapmak iyi fikir.

Yazmin Lacey: Daha yakın, daha sıcak, biraz gece uzasın
Babylon’daki Yazmin Lacey ise başka bir enerji taşıyor. Doğu Londra ve Karayip köklerini R&B, caz ve popla birleştiren müzisyen, kusursuz prodüksiyondan çok şarkının içindeki küçük pürüzleri ve mahrem duyguyu seviyor. 2025’te yayımlanan Teal Dreams de bu filtresiz tavrın devamı.
Kapı 21.00’de açılıyor. Bu da Karaköy-Şişhane hattında önce yemek ya da bir kadeh için daha rahat zaman bırakıyor. Ayakta, daha sosyal ve konser sonrasında geceyi sürdürmeye açık bir plan isteyenler için Babylon rotası daha doğal.
Çarşamba çıkmanın gizli lüksü: Şehir henüz hafta sonu modunda değil
İstanbul’da iyi planları sürekli cuma-cumartesiye yığmak, hafta sonunu yapılacaklar listesine çevirebiliyor. Çarşamba konserinin güzel tarafı başka: kalabalık biraz daha kontrollü, ertesi gün var diye geceyi sonsuza kadar uzatma baskısı yok ve hafta tam ortasında küçük bir reset yaratıyor.
İki konser arasında mekik dokumaya çalışma; bu gece “çok şey yapmak” değil doğru şeyi seçmek daha iyi. Bilet ve saatleri çıkmadan resmi sayfalardan son kez kontrol et. Sonra tek karar kalıyor: Ud ve sinematik bir sahne mi, yoksa sıcak vokal ve Babylon gecesi mi?
Planı biraz daha premium hale getiren şey de iki mekânın çevresi. Zorlu PSM rotasında konser öncesi aynı kompleks içinde yemek işini çözmek mümkün; Babylon tarafında ise Asmalımescit ve Şişhane çevresinde kısa bir aperitif ya da erken akşam yemeğiyle geceyi katmanlamak daha doğal. Çarşamba olduğu için rezervasyon konusunda cuma kadar savaş vermeden iyi masa yakalama ihtimali de daha yüksek.
Kıyafet tarafında caz konserini kostüme çevirmeye gerek yok. İyi bir jean, ince triko, deri ceket veya blazer; rahat ama geceye uygun ayakkabı yeterli. Özellikle ayakta konser seçiyorsan günün sonunda ayağını cezalandıracak yeni topukluları başka geceye bırak. Güzel akşamın en görünmez lüksü, eve dönerken hâlâ rahat yürüyebilmek.





