Fotoğraf Gerçeği Göstermek Zorunda mı? 7 Ekim’de İstanbul Modern’de Hayal, Arşiv ve Yapay Zekâ Aynı Masada

Fotoğraf Gerçeği Göstermek Zorunda mı? 7 Ekim’de İstanbul Modern’de Hayal, Arşiv ve Yapay Zekâ Aynı Masada

İstanbul Modern’in “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi 18 Ekim’de kapanıyor. 7 Ekim Çarşamba akşamı düzenlenen ücretsiz Panorama Konuşmaları VII ise sergiyi yalnız gezmek yerine fotoğrafın bugün neyi “gerçek” saydığı üzerine düşünmek için son güçlü fırsatlardan biri.

Fotoğraf artık yalnız “olanı çekmek” değil

“Panorama: Hayaller ve Yerler”, 2010’lardan bugüne Türkiye’de üretilen fotoğraf ve mercek temelli işleri 18 sanatçı üzerinden bir araya getiriyor. Sergide klasik fotoğrafın yanında hareketli görüntü, enstalasyon, arşiv malzemesi ve yapay zekâ uygulamaları da var. Ortak soru ise teknikten daha ilginç: Dünya ağırlaştığında sanatçı gerçeği olduğu gibi göstermek yerine başka bir yer hayal edebilir mi?

Düşsel manzaralar, kurgusal portreler ve alternatif coğrafyalar burada kaçış dekoru gibi kullanılmıyor. Tam tersine, bugünün baskısını başka bir görüntü diliyle düşünmenin yolu oluyor. Telefon kamerasıyla her şeyi belgelediğimiz bir dönemde fotoğrafın “kanıt” olma rolünü biraz bozuyor.

7 Ekim’de serginin yanına bir de konuşma ekleniyor

Çarşamba günü saat 18.00’de İstanbul Modern Oditoryumu’nda Panorama Konuşmaları VII düzenleniyor. Konuklar Diane Dufour ve Dr. Oluremi C. Onabanjo; moderasyonu Demet Yıldız Dinçer üstleniyor. Müzenin duyurusuna göre etkinlik ücretsiz ve Türkçe gerçekleşiyor.

Bu, sergiyi “güzel fotoğraflara baktım çıktım” seviyesinden biraz daha ileri taşımak için iyi fırsat. Küratörlük, fotoğrafın sergilenme biçimi ve güncel görüntü kültürü konuşulduğunda duvardaki işlere ikinci kez bakmak bile farklı hissettirebilir.

Yapay zekâ burada efekt değil, fotoğrafın sınırını kurcalıyor

Serginin bugüne en çok değen taraflarından biri, yapay zekâyı fotoğrafın karşısına rakip olarak koymaması. Arşiv, kurgu, hareketli görüntü ve AI aynı anlatının içinde yer alıyor. Böylece “Bu gerçekten çekildi mi?” sorusu tek başına önemini kaybedip “Bu görüntü bize ne yaptırıyor?” sorusuna dönüşüyor.

Vibeclub gözüyle en eğlenceli oyun şu olabilir: Sergide önce hangi işin klasik fotoğraf, hangisinin başka bir yöntemle üretildiğini tahmin et; etiketi sonra oku. Görüntüye ne kadar hızlı “gerçek” damgası vurduğumuzu fark etmek serginin kendisi kadar ilginç olabilir.

Kapanışa 11 gün kala gitmek için iyi gün

“Panorama: Hayaller ve Yerler” 18 Ekim’de sona eriyor. Yani 7 Ekim programı, sergiyi konuşmayla birlikte görmek isteyenler için son düzlüğe denk geliyor. Tophane’ye iş çıkışı geçip sergiyi dolaşmak, ardından 18.00’de oditoryuma inmek çarşamba akşamını tek mekânda tamamlayan temiz bir plan.

Müzenin güncel ziyaret saatleri ve etkinlik koşullarını çıkmadan resmi sayfadan kontrol etmek iyi olur. Ama sanat rotasının fikri şimdiden net: Bu kez fotoğrafa “ne kadar güzel çekilmiş?” diye değil, “bana nasıl bir dünya kuruyor?” diye bakıyoruz.

 

Sergiyi gezerken küçük bir oyun daha yapılabilir: Telefonu ilk on dakika cebinde tutmak. Fotoğraf sergisinde her işi yeniden telefonla fotoğraflamak, bazen görüntüyle gerçekten karşılaşmadan onu arşive atmamıza neden oluyor. Önce bakıp sonra yalnız akılda kalan birkaç işi çekmek, ziyaret sonunda kişisel bir seçki de oluşturuyor.

Bir başka detay, 18 sanatçının aynı “fotoğraf” başlığı altında çok farklı araçlarla çalışması. Bir işte arşiv, diğerinde hareketli görüntü, başka birinde yapay zekâ görmek fotoğrafın artık tek bir teknik tanıma sığmadığını hatırlatıyor. Serginin en güncel tarafı belki de tam bu: Kameradan çok, görüntüyle ne yaptığımızı konuşuyor.

Paylaşım:

VIBECLUB'a ücretsiz üye olun, bültenlerimize kolayca ulaşın!