Pera Müzesi’nde Boya Yerinde Durmuyor: Frank Bowling’in Dünyası

Pera Müzesi’nde Boya Yerinde Durmuyor: Frank Bowling’in Dünyası

Frank Bowling’in Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşan eserleri, Pera Müzesi’nde Francis Bacon ve Victor Willing’le yan yana. Renk, hafıza ve tesadüf üzerine kurulan bu sergiye bakmak için 21 Ekim Çarşamba güzel bir gün.

Bir resim bazen haritaya dönüşür

Pera Müzesi’nin yeni sergisi daha kapıdan girerken basit bir soruyu akla getiriyor: Bir resim yalnızca gördüğümüz şey midir? Frank Bowling’in dünyasında cevap pek öyle değil. Boyanın içine şehirler, çocukluk hatıraları, uzak ülkeler ve yıllar önce geride bırakılmış bir ev sızabiliyor. 1934’te Britanya Guyanası’nda doğan, daha sonra Londra ve New York arasında üretimini sürdüren sanatçının haritaları bu hikâyenin en dikkat çekici parçalarından.

İlk görseldeki Mother’s House and Night Storm, sanatçının çocukluk evine dönüp bakma fikrini taşıyan tarihsel işlerinden biri. Sergide yer aldığı bilgisiyle değil, Bowling’in neden ev, harita ve bellek arasında dolaştığını anlatmak için seçildi. Pera’daki seçkide ise ünlü Harita serisinden örneklerle 2026 tarihli Annemin Evine Yeniden Bakış gibi daha yeni çalışmalar aynı hikâyenin farklı zamanlarını buluşturuyor.

Boya sadece renk değil, neredeyse bir nesne

Bowling’in resimlerinde yüzeye yaklaşınca başka bir dünya açılıyor. Akan boyalar, üst üste binen katmanlar, kimi zaman farklı malzemelerin bıraktığı izler; tabloyu düz bir görüntü olmaktan çıkarıyor. Sanatçı özellikle 1980’lerden itibaren akrilik jel, kolaj ve buluntu malzemeler gibi yöntemlerle resmin dokusunu genişletiyor. Uzaktan görülen renk bulutu, yakından bakıldığında küçük bir araziye benzeyebiliyor.

Bu yüzden sergide bir tablonun önünden hızla geçmek pek iyi fikir değil. Birkaç adım uzaktan bakıp sonra yaklaşmak, ışığın yüzeyde nasıl değiştiğini görmek, aynı işe ikinci kez dönmek deneyimi bambaşka kılabilir. Her şeyi ilk bakışta anlamaya çalışmadan, renklerin nasıl bir araya geldiğine dikkat etmek yeterli.

Üç ressam aynı soruyu farklı soruyor

Serginin ilginç tarafı yalnızca Bowling’in uzun kariyerini göstermesi değil. Francis Bacon ve Victor Willing’in eserleri de bu yolculuğa eşlik ediyor. Bacon’ın insan bedenine dönük sert ve sarsıcı figürleriyle Willing’in portreden daha dışavurumcu resme uzanan yaklaşımı, Bowling’in soyut renk alanlarıyla yan yana gelince resmin tek bir yolu olmadığını hatırlatıyor.

Küratör Alistair Hicks’in kurduğu bu karşılaşma, sanatçıları aynı kalıba sokmaya çalışmıyor. Tam tersine, aralarındaki farkı görünür kılıyor. Birinde beden, diğerinde bellek, ötekinde boya yüzeyinin kendisi konuşuyor. Serginin başlığındaki yaratım ve yıkım da burada anlam kazanıyor: Bazen yeni bir şey yapmak, önceden kurulmuş biçimi bozmayı gerektiriyor.

Çarşamba gününe küçük bir sanat notu

Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle sergisi 29 Eylül 2026’dan 31 Ocak 2027’ye kadar Pera Müzesi’nde görülebiliyor. Müze çarşamba günleri 10.00–19.00 arasında açık; Genç Çarşamba uygulaması kapsamında öğrenciler ücretsiz ziyaret edebiliyor. Yani 21 Ekim’de yolun Beyoğlu’na düşüyorsa takvime eklemek için güzel bir neden var.

Bir sergiden çıkarken her eserin adını hatırlamak zorunda değilsin. Bazen akılda yalnızca bir kırmızı, bir harita izi ya da boya katmanının bıraktığı tuhaf bir his kalır. Frank Bowling’in resimleri tam da o his için görülmeye değer.

Paylaşım:

VIBECLUB'a ücretsiz üye olun, bültenlerimize kolayca ulaşın!