Şişeyi Çöpe Atmadan Önce Bir Bak: Türkiye’de DOA İade Sistemi İki Ayda 205 Milyonu Geçti

Pet şişe, cam şişe ya da içecek kutusu bittiğinde refleks hâlâ çöp kutusuna gitmek olabilir. Ama 1 Temmuz’dan beri Türkiye genelinde çalışan DOA sisteminde uygun ambalajı iade noktasına götürdüğünde hem geri dönüşüme gönderiliyor hem de ambalaj başına 1 TL teşvik alıyorsun. İlk iki ayın rakamı da küçük değil.

Bu artık pilot proje değil, günlük hayatın içinde

Türkiye’de Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi 1 Temmuz 2026’da 81 ilde ulusal entegrasyona geçti. Sistem DOA logolu PET, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını kapsıyor. Uygun ambalajı iade makinesine ya da iade noktasına teslim ettiğinde ürün geri dönüşüm zincirine giriyor; kullanıcıya ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli veriliyor.

5 Eylül’de açıklanan son veriye göre yalnızca 1 Temmuz-5 Eylül arasında 205 milyon 709 bin 303 ambalaj toplandı. Sistemde kayıtlı kullanıcı sayısı da 3 milyon 214 bin 992’ye ulaştı. En fazla iade Antalya’da yapılırken İstanbul 38,6 milyonun üzerindeki ambalajla ikinci sırada yer aldı. Yani “kim uğraşacak bununla?” aşaması beklenenden hızlı geçmiş gibi görünüyor.

Peki marketten aldığın her şişe gidiyor mu?

Hayır. Sistemin kilit noktası ambalajın DOA kapsamında olması. Şişe ya da kutunun üzerindeki logoyu kontrol etmek gerekiyor; her eski ambalajı makineye götürmek otomatik olarak iade anlamına gelmiyor. İade noktaları market, AVM ve farklı kamusal alanlarda yaygınlaşıyor; en yakın noktayı sistemin dijital kanallarından kontrol etmek mümkün.

Ambalajı eve getirip ezmeden önce de bir kez düşünmek iyi fikir. Otomatik makinelerin ambalajı tanıyabilmesi için barkod ve formun okunabilir durumda olması gerekiyor. Yani plastik şişeyi sinir topuna çevirip sonra makineye götürmek sistemle küçük bir iletişim problemi yaratabilir.

1 TL küçük görünüyor; davranış değişikliği daha büyük

Tek bir şişenin 1 TL’si kimseyi zengin etmeyecek. Depozito sistemlerinin mantığı zaten burada değil: Ambalajı “çöp” olmaktan çıkarıp geri verilebilir bir şeye dönüştürmek. Evde birkaç gün biriktirip market yolunda iade etmek, ayrı bir geri dönüşüm seferi düzenlemekten daha gerçekçi bir alışkanlık olabilir.

Özellikle İstanbul gibi dışarıda içecek tüketiminin yüksek olduğu bir şehirde küçük teşvik, ambalajın sokak çöpüne ya da karışık evsel atığa gitmesi yerine ayrı toplanmasını hatırlatan bir işaret görevi görüyor. Sistemin uzun vadeli başarısını elbette yalnızca toplanan adet değil; gerçekten geri dönüştürülen malzeme, erişilebilir iade noktaları ve kullanım kolaylığı gösterecek.

Evde uygulanacak kısmı çok basit

DOA logolu ambalajı gördüğünde çöpe atma; mümkünse formunu bozma; birkaç tane biriktir; zaten gideceğin market ya da yakın iade noktasında teslim et. Sürdürülebilir yaşamı her seferinde büyük alışveriş listelerine ve pahalı “eko” ürünlere çevirmeye gerek yok. Bazen yeni bir şey satın almamak, yalnızca elindekini doğru yere bırakmak yeterli.

İki ayda 205 milyonun aşılması da bu yüzden iyi bir hatırlatma: Sistem ancak günlük rutine girerse çalışıyor. Şişe bittiğinde son hareket kapağı kapatıp çöp kutusuna nişan almak değil; üzerindeki logoya bakmak olabilir.

Paylaşım: