Son Hafta Sonu: SALT Beyoğlu’nda “Barajdan Sızanlar” İçin Son İki Gün

“Bir ara gideriz” dediğiniz sergilerin kötü bir huyu var: Bir sabah gerçekten bitiyorlar. SALT Beyoğlu’ndaki Barajdan Sızanlar için o hafta sonu geldi. 22 Nisan’da açılan sergi, 23 Ağustos Pazar akşamı kapanıyor. Yani bugün ve yarın son şans.

Barajdan Sızanlar, tek bir coğrafya manzarası sunmuyor. Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan geniş bir hatta arazi, hafıza, altyapı, sömürgecilik, kaynak kullanımı ve dayanışma arasındaki ilişkileri yan yana getiriyor. Sergi için “peyzaj” kelimesi bile yeterli değil; çünkü mesele güzel bir manzaraya bakmak değil, bir toprağın üzerinde nelerin birikip nelerin görünmez hale geldiğini fark etmek.

Burada manzara dekor değil, olayın kendisi

Baraj, kanal, petrol kuyusu, jeotermal santral, baz istasyonu, gözetim sistemi… Günlük hayatta çoğunu yalnızca işleviyle düşünüyoruz. Sergi ise bu yapıların çevresindeki sosyal ilişkileri, hareket biçimlerini ve belleği nasıl değiştirdiğine bakıyor.

Bir altyapı projesi yalnız toprağı kesmiyor; bazen bir köyün yolunu, bir mahallenin ritmini, insanların birbirine ulaşma biçimini ve bir yerle ilgili hatıraları da yeniden düzenliyor. Barajdan Sızanlar’ın güçlü tarafı, bu büyük politik başlıkları soyut bir konferans diline hapsetmemesi. Görüntü, ses, yerleştirme ve nesneler üzerinden araziyi yaşayan bir arşiv gibi düşündürüyor.

Hafıza gerçekten toprağa kazınabilir mi?

Serginin temel sorularından biri bu. Nehirler, bataklıklar, sokaklar, kahvehaneler ve terk edilmiş yapılar yalnız mekân değil; yaşanmışlıkların tutulduğu yüzeyler. Bir yerin adı değişebilir, sınırı yeniden çizilebilir, bina yıkılabilir ama o coğrafyayla kurulan ilişki bir anda silinmiyor.

Bu nedenle sergide direniş de büyük sloganlarla değil, “sızıntı” metaforuyla düşünülüyor. Kontrol altında tutulduğu sanılan bir şey çatlaklardan geçiyor; hafıza bugüne dönüyor, insanlar başka biçimlerde yan yana geliyor, eski yollar yeni anlamlar kazanıyor.

Bu sergiyi gezerken her yapıtın bütün tarihsel referanslarını ilk bakışta çözmek zorunda değilsiniz. VibeClub’da daha önce de bir eserin karşısında hemen doğru cevabı bulmak zorunda olmadığımızı konuşmuştuk. Burada da önce görüntünün, sesin veya mekânın sizde ne yaptığına bakıp bağlamı sonra okumak iyi bir rota olabilir.

15 sanatçı, ortak bir zemin

Seçkide Haig Aivazian, Monira Al Qadiri, Al-Wah’at Collective, Mehmet Ali Boran, Can Candan, Aslıhan Demirtaş, Alia Farid, Metincan Güzel, Emre Hüner, Evrim Kaya, Yelta Köm, Fredj Moussa, Dima Srouji, Aslı Uludağ ve Merve Ünsal’ın işleri yer alıyor. Program Gülce Özkara tarafından hazırlandı.

Monira Al Qadiri’nin Holy Quarter işi, çöl görüntüsünün önünde karanlık yüzeyde duran biçimleriyle ilk anda neredeyse başka bir gezegene bakıyormuş hissi yaratıyor. Fakat serginin geneli gibi burada da manzara nötr değil; enerji, felaket, jeoloji ve insan müdahalesi aynı görüntünün içinde.

Başka işlerde telekomünikasyon ağları, göç, kaybolan yerleşimler, enerji rotaları ve yeryüzünün fiziksel dönüşümü farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Sergi tek bir “doğru politik mesaj” vermek yerine, coğrafya dediğimiz şeyin aslında ne kadar çok katmandan oluştuğunu açıyor.

Erteleme payı bitti: Saat, adres, son gün

Barajdan Sızanlar, SALT Beyoğlu’nda 23 Ağustos 2026 Pazar günü sona eriyor. Adres İstiklal Caddesi 136, Beyoğlu. Cumartesi 11.00-19.00, pazar ise 11.00-18.00 arasında ziyaret edilebilir. Özel bir değişiklik ihtimaline karşı çıkmadan önce SALT’ın güncel sayfasına bakmak yine de iyi fikir.

Bu hafta sonu sergi için son iki gün olması, “bütün işleri yetiştirmeliyim” baskısı yaratmasın. Bir saat ayırın, birkaç işin önünde gerçekten durun ve belki de serginin adındaki sızıntıya izin verin.

Çünkü bazı sergiler çıktığınız anda tamamen anlaşılmaz. Birkaç gün sonra yürürken aklınıza düşer. Bu da serginin sizinle mekânın dışında devam etme biçimidir.

Paylaşım: